19 Ocak 2010 Salı

Erkekler Kısa Program

Aahh ah dertliyim be blog.

Kesinlikle kaliteli sporcular var. Ama hani bir de Plushenko var. Joubert yok, ben o adamı Fenerbahçe kadar bile sevmediğimden -çok mu abarttım:S- yok sayıyorum.

Sonuçlar için tıklayınız.

Öncelikle temsilcimiz Kutay'la başlayalım. Şanssız bir seriydi. Atlayışları yeterince iyi değildi ama spine girerken düşmesi kötü oldu açıkçası. 31. sırada tamamladı yarışmayı. Onun için serbest program yok. Ama buza çok yakıştığını düşünüyorum, eğer çalışmaya devam ederse Tuğba Karademir gibi saygıdeğer bir patenci olabilir. Videosu youtube'a düşer düşmez ekleyeceğim.

Şunu belirtmeliyim ki benim için ilk 13'ün hepsi çok önemli sporcular. Hiçbirinin bugünkü serilerini tam anlamıyla izleyemedim. Yine de kısa kısa bahsedeceğim. Zaten isimlerini tıkladığınızda isu biyografilerine ulaşabilirsiniz.

65 puan civarı:

13. Javier Fernandez: (havyer fernandez) 1991 doğumlu. Bu Olimpiyatların ardından gelen yaprak dökümünden sonra kendine Avrupa'da iyi yerler edinebilir. Tabi çalışması lazım. Ama potansiyeli var.
12. Adrian Schultheiss: (adriyan şulthays) Bu abimizi de severim. Çok cool'dur. Yine, çalışırsa herşey olabilir.
11. Kevin Van Der Perren: (kevın fander peren) Halk arasında KVDP olarak bilinir. Bazen tam bir atlayış makinesi olarak görev yapar. Kendine has bir tarzı vardır. Yılların patencisi. 67.72 almış, hak etmiştir. Daha iyisini de yapabilir aslında. Bakalım yapabilecek mi Olimpiyatlar'da...

70 puan civarı:

10. Kristoffer Berntsson: (kıristofır berntson) Yarışmaların şebeğidir bu adam, valla, izler izler eğlenirsin. Keşke uzuun zamanlar aramızda olsa ama, yaş kemale erdi artık.
9. Stefan Lindemann: (şitefan lindeman) Nam-ı diğer 2. Sitefan.. O da 2006 Olimpiyatları'ndan sonra bırakmıştı. Ama öyle Plushenko gibi en tepede değil, gayet düşük bir dereceyle. Ama öyle kötü bir patenci olduğu anlaşılmasın. 2004'de benim Stéphane Dünya 4.sü olurken, 3. olan adam bu. Nitekim çalışmış, kendini toparlamış ve son bir kez Olimpiyatlara katılmak istemiş. Çok da iyi atlayışlar yaptı bugün maaşallah. Allah nazardan saklasın.
8. Tomas Verner: (tomaş verner) Çek sporcu son iki senede kendinden beklenmeyeni yaptı, ama birşeyler beklendiğinde bekleneni yapamama sorunu var. Aslında ne zaman ne yapabileceği belli olmayanlar grubundandır. Önünde uzun yıllar var kanımca, dert etmesin, Plushenko varken hiç yormasın kendini kazanmaya çalışmakla falan..

75 puan civarı:
7. Samuel Contesti: (samuyel kontesti) Gitti Stéphane Lambiel, geldi Samuel. Geçen sene kendisi için ahanda böyle düşünüyordum. Lambiel'in yerini tutabileceğinden değil ama Peter Grütter -her ikisinin de koçu- bu İtalyan asıllı Fransız'ın elinden tuttu, İtalya Federasyonu da benim için yürü ya Samuel dedi, ve Samuel geçen sene Avrupa 2.si, dünya 5.si oldu. Evet yanlış hatırlamıyorsunuz, Stéphane bıraktığı sene de aynen bu dereceleri yapmıştı. Vahşi Batı takıntılı görünen bu arkadaşın gayet iyi ve eğlenceli olduğunu belirtmekte fayda var. 75.90 hiç fena bir puan değil kısa için. Ne yazık ki gelecek değil geçmiş vaadediyor.

6. Alban Préaubert: (alban preober) Buzların Tim Burton'ı, eğlenceli kostümler ve temalar gösterme ihtimali olan çok şebelek bir patenci kendisi. Fransızların ilk 6'daki 3 sporcusundan biri. İyi çalışmışlar derslerine, afferim.

80 puan civarı:

5. Stéphane Lambiel: (sitefan lambiel) Onu kısaca tanıtmaya kalksam bile zaman yetmez, onun için sadece bugünkü performansını değerlendireceğim. Açıkçası biraz torpil yaptım 80 civarı gruba girmesi için :P Şimdi bu kafadan çatlak patencimizin kısa programları yapamama sorunu var. Dünya Şampiyonu olduğu yıllarda dahi kısa programının iyi olmadığını, daha doğrusu, altın rakiplerinin kısa programlarının onunkilerden iyi olageldiğini görüyoruz. Eskiden Dünya Şampiyonaları'nda toplam puana etkiyen eleme grupları olurdu, ordan kapatırdı açığı ama üç senedir yok. Üç senedir aldığı madalyaları da zaten serbest programda insanüstüleşip biraz da rakiplerinin kötü olması nedeniyle alıyor.
Peki niye? Bugün de bariz bir şekilde gördüğümüz iki sebep var sadece: 3lü axel yapamaması, 2lide kalması; 4-3 kombinasyonunun ilk parçasının ardından denge kaybederek ya 4-2 şeklinde tamamlaması, ya da bugün olduğu gibi ikinci parçayı yapmaması. (Bu sorunlar uzun programda da görülebiliyor, ancak buzun üstünde 4 dakika kalınca telafisi mümkün.) Onun dışındaki teknik elementler; spinler, ayak hareketleri, zaten mükemmel. Benim gözümde tüm kusurlarına rağmen en izlenesi patenci. Sadece benim gözümde de değil, insanlar onu görünce heyecanlanıyor, onun varlığı şampiyonalara çok şey katıyor ve kesinlikle Olimpiyatlara da katacak.
Bir de şunu eklemek istiyorum, daha iyisini yapabilir mi emin değilim. Ama kendini zorlamak istemediğini biliyorum. Olimpiyatlar onun için çok önemli ve sakatlıklarla boğuştuğu şu dönemde Avrupa Şampiyonası'nda madalya almak için vücudunu harap etmek çok mantıksız olurdu. Serbest programı daha iyi olacaktır, her zaman olduğu gibi. Kanımca kısayı 5. bitirmesine rağmen bronz madalya onun olur. Ama benim kafamı kurcalayan ve serbest program sırasında asıl görmeye çalışacağım Şubat'ta yani Kanada'da temiz iki seri sunabilme ihtimalinin ne kadar olduğu. Birşey fark eder mi? Bilmem. O ihtimal hiç olmasa da onu yarışmalarda görmek muhteşem birşey. İzleyin sadece:



Yine de gözleri dolu dolu oldu kıız, kıyamam ben ona. Burdan böyle ahkam kesiyorum, koskoca çifte Dünya Şampiyonu'ndan daha mı iyi bilcem naapçağını. Kuzum benim. :p


4. Michal Brezina: (ben de emin değilim nasıl okunduğundan, mikal mi mihal mıi acaba) Şaşırdım bu kadar iyi olmasına ama meğer Çek şampiyonu bu sene o olmuş. Yine de en iyi kısa programını 8 puan geliştirdiğini düşünürsek, o da en azından benim kadar şaşırmıştır. Neeeyy, 1990lıymış azizim, gelecek senelerde bol madalya alır o halde (zaten geçen sene Dünya Junior 2.si olmuş) , hadi hayırlısı. Ama lütfen bu sene serbest programda ayağı buza takılsın falan, geçmesin Stéphane'ı, yapmasın öyle ayıp. :P (Bir noktadan sonra çok mu taraflı oluyorum ne.)



3. Yannick Ponsero (yanik ponsero): Halk arasında Yanık olarak bilinir. İyidir iyi, tekniğiyle göz doldurur. İstikrarsızdır ama biraz. Kostümü de iyiydi göz ucuyla gördüğüm kadarıyla. En kısa zamanda izleyebilmeyi umut ediyorum ki tam yorum yapabileyim. Ama serbestte yine istikrarsızlık diliyorum Brezina'da da belirttiğim sebeplerle :P (Kanada'da buz pistine büyü yapan genç diye bir haber duyar mısınız bilmiyorum da, sanırım şüphelilerden biri olabilirim bu fanatik tavrım nedeniyle. kehkeh) Yanığa da başarılar diliyoruz ve bookmarklarımıza ekliyoruz.




90 puan civarı alanlar:
(Yuh bunlar, çüş bunlar. hadi Plushenko'yu anladım da sana nooluyor Joubert!)

2. Brian Joubert: (bırayn cuber) Evet artık itiraf edebilirim. Joubert'in teknik olarak müthiş bir potansiyeli var. Ama ona gıcık olmamın sebebi madalyalarının renkleri konusunda istikrarsız olmasına rağmen (gözüm doysun e mi, nerdeyse podyumdan inmemiş) aynı seriyi uzuuun bir süre yapmak konusundaki ısrarı. Plushenko'nun fi tarihindeki ezeli rakibi Alexei Yagudin'le beraber iki program hazırlamışlardı: Matrix ve James Bond. Bu adam da ne zaman başı sıkışsa bu programlara sığındı. Ama o da haklı, bu iki serinin kostümleri de çok güzeldi. Ne zaman farklı bir kostüm denese çok gay ya da çok banal olmaktan kurtulamadı. Ama bininci defa bu serileri gördüğümde gına geldi ve hayatımdan tamamen sildim bu abiyi.
Şimdi farklı seri yapıyomuş. ISU biyografisinde okudum ve açıkçası çok şaşırdım. Tabi sadece bu yüzden gıcık oluyor olamam. Buz üstündeki duruşunu sevmiyorum. Kariyerinin çoğunda aynı seriyi yapmış olmasına rağmen kanımca bir stili ve özgün bir kendini ifade edişi yok. Hani biri onu taklit edemez! Nesini nasıl etsinler? Artistik açıdan kazma, çok iyi bir sporcu benim için, hayranlarını gücendirmekten çekinsem de öyle. Açıkçası bu Olimpiyatlardan sonra güle güle dersek kendisine çok mutlu olacağım.
(Not: bu noktada yukarda bahsettiğim gibi bir Stéphane fanatikliği nedeniyle en ezeli rakibinden nefret etme durumu yok, en azından o kadar baskın değil. Nereden mi biliyorum? Lambiel'in yokluğunda, her zaman Avrupalıları desteklediğim Dünya Şampiyonası'nda bile altını almasını isteyemedim. Üzgünüm.) Bu da serisi:



1. Evgeni Plushenko: (evgeni pluşenko) Buz pistlerinin Barcelona'sı efendim bu adam. Kaç sene önce yarışmalara başladı bilmiyorum. Ama 15 yaşında olması muhtemel. Şimdi 27 yaşında.. görün işte, 12 yıl. 98 Nagano'ya katılmadı sanırım, ama ondan sonraki tüm Olimpiyatlar'da ordaydı, bir gümüş ve bir altını var ve bir altın daha katar gibi bu seriye. Açıkçası pek sevmiyorum stilini ama o atlayışlar... şapka çıkartılası. Ha bir de onu 2008'de Eurovision sahnesinde gördük Edvin Marton ve Dima Bilan'la birlikte. Çok saçmaydı orda olması ama çaktırmayın.


Bir de serbest program için müneccimlik yapayım. Gruplara ayırdım görüldüğü üzere. Kanımca 90 puan civarı alanlar altın ve gümüş için, 80 civarı bronz için, 75 puan civarı bir umut ilk 5'e girmek için çalışır. Diğerleri de kendi aralarında değişir. Ama tabi ki sürprizlere açık bir spor buz pateni.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder