19 Mart 2010 Cuma

Ooooha şampiyonları bile yazmamışım...

Erkekler serbest programında Sitefan'ın halini görünce girdiğim bunalım bana blogu unutturdu heralde.. pıffs.

16 Şubat 2010 Salı

Vancouver - Çiftler - Bir Çift Çinli Çift



Sürpriz yoktu ama hayal kırıklığı vardı.
Kısa program, Çinli Shen/Zhao ikilisinin Dünya rekoru olan puanlarını geliştirmesiyle başladı. 1998 Nagano Olimpiyatları'nda 5., sonraki iki olimpiyatta bronz madalyanın sahibi, üç Dünya Şampiyonluğu olan çift; spora verdikleri uzun aranın ardından geri gelip amaçlarına ulaştılar. Ve bunu yaparken oldukça iyiydiler. Serbest programlarındaki birkaç hata, gecenin en iyisi olmalarını engellese de, genelde en iyi oldukları kesin.

Serbest program'ın parlayan yıldızı gümüş madalyayı kazanan yine Çinli Pang/Tong çiftiydi. 1979 doğumlu iki sporcu da iyi günlerindeydiler. Zaten kısa programda da müziği uzun tuttukları için aldıkları 1 ceza puanının dışında belirgin sorunları yoktu. Genel olarak Çin estetiğini pek beğenmesem de, yiğidi öldürüp hakkını yememek lazım. Dün geceki serilerle onları geçmeyi hak eden kimse yoktu.

Özellikle son yıllarda Avrupa ve Dünya Şampiyonlukları'yla dikkat çeken Savchenko/Scholkowy çifti, kısa programda tehdit oluşturabileceklerini düşündürtseler de, serbest programda yaptıkları birkaç hata ve ruhsuz seri ile hayal kırıklığı oluşturdu. Daha genç bir çift, bu Olimpiyat bronzlarına nice başka madalyalar ekleyeceklerdir.

Kavaguti/Smirnov çifti de aynı şekilde, ön plana çıkmalarını sağlayan tekniklerini bir gece öncesinde bırakmış gibilerdi serbestte. Olimpiyat stresi de bir neden olabilir. Fırlatmalı 4lü salchow yapmayı planlarken havadayken fikri değiştirip 3le yetinen Kavaguti, seriye moral bozucu bir şekilde başlamalarına neden olmuştur belki de.

Torino 2006'nın 'kahraman'ları, büyük bir düşüşe rağmen programa devam eden ve üstüne gümüş madalyayı kazanan Zhang/Zhang de ne yazık ki madalya isteyen bir görüntüde değillerdi. Özellikle buz üstündeki yavaşlıkları dikkatimi çekti.

Ev sahibi iki çift 6. ve 7.likte tutunmayı başardılar.
Belirtmek lazım, bu altın Çin'in Olimpiyatlar'da buz pateni dalında aldığı ilk altın, ayrıca Rusya'nın Olimpiyatlar'da çiftlerdeki uzun süreli egemenliğinin sonu.

13 Şubat 2010 Cumartesi

Nasıl izlerim?

TRT 3'ten canlı olarak takip edebilirsiniz. Ancak Eurosport da tüm enerjisini Olimpiyatlara verecektir. Sürpriz bir kaynak da Eurovision'u düzenleyen Avrupa Medya Topluluğu mudur nedir Türkçe açılımı, EBU'nun açtığı çok kapsamlı olimpiyat sitesi. Bundan bahsediyorum.
Bu siteyi açtığınızda karşınıza 6 ayrı kanal aracılığıyla, canlı, kaliteli, yorumsuz yani gerçek sesiyle izleme fırsatı çıkacak.
Siteyi biraz kurcaladığınızda bununla sınırlı kalmadıklarını, üye olan BBC, Channel 1 gibi kuruluşların canlı yayınlarına da ulaşma imkanı tanıdıklarını görüyorsunuz.
Günden fotoğraflar, önemli dakikalar, röpörtajlar, önizlemeler vs. ile de ihtiyacınız olan herşeyi sunmaya çalışıyorlar. Takdir ettim ve "Eurovision" kavramını daha önce hiç sevmediğim kadar sevdim.

Vancouver'ın Buz Pateni Programı

Saatler biraz ters bize, ama olsun.
Çiftlerle başlıyoruz:
Kısa: 14 Şubat, Pazar, 16:30 (Türk Saati İle Pazartesi sabahın körü 02:30)
Serbest: 15 Şubat, Pazartesi, 17:00 (TSİ Salı sabahın körü 03:00)

Erkeklerle devam ediyoruz.
Kısa: 16 Şubat, Salı, 16:15 (TSİ 17 Şubat, 02:15)
Serbest: 18 Şubat Perşembe, 17:00 (TSİ, 19, 03:00)

Ve buz dansı..
Zorunlu: 19, 16:45 (TSİ 20, 02:45)
Orijinal: 21, 16:15 (TSİ 22, 02:15)
Serbest: 22, 16:45 (TSİ 23, 02:45)

Son olarak hatunlar madalyalarını alacak.
Kısa: 23, 16:30 (TSİ 24, 02:30)
Serbest: 25 17:00 (TSİ 26, 03:00)

Ve 27 Şubat 2010'da, (bizim burda ayın 28'i olcak) saat 16:30'da (burda 02:30) galayla veda edeceğiz.

VE VANCOUVER 2010

Olimpiyatlar bu sabah (dün gece de diyebilirdim tabi) itibariyle resmen açıldı.

Dün Gürcü bir sporcunun antrenman sırasında kaza geçirerek hayatını kaybetmesi, üzüntü nedeniydi. İşin tuhafı o pistte antrenman yapan, dalın diğer sporcularının da 2 günde 3 kaza yaşaması. Onların sakatlıkları ciddi değilmiş. O sporun adını bile bilmiyorum dolayısıyla ne kadar sıklıkla kaza olduğunu hiç bilemem, ama diğer 3 olay bir uyarı olarak algılanmamışsa, çok yazık olmuş. Herhalde pistte bir sorun olup olmadığını araştırırlar.

23 Ocak 2010 Cumartesi

Hatunlar - Serbest Program

Sadece serbest programın önemli sonuçları şu şekilde:

13-Tuğba Karademir


4-Sarah Meier


3-Laura Lepistö


2-Elene Gedevanishvili


1-Carolina Kostner


Böylelikle altın Carolina'nın, gümüş Laura'nın, bronz Elene'nin oldu. Genel sonuçlarda Kiira 4.lüğe gerilerken, Sarah kötü kısa programını bir kenara bırakıp 5.liğe yükselmeyi başardı. Tuğba da kendine 12. sırada yer buldu. Olimpiyatlarda başarılar diliyoruz tüm Avrupalı hatunlara.

Buz Dansı - Serbest Program

Kendimi ATV Ana Haber Bülteni'ni izlerken vs. hissettim. Requiem For A Dream gerçekten mükemmel düzenlenmiş bir eser, çok severim. Dün gece ilk önce İtalya'nın 2. çifti kullandı. Sonra bir başkası, sonra bir başkası :S Art arda 3-4 serinin bir parçası olarak görünce bu senenin yarışma şartnamesinde "Patenciler program müziklerinin bir kısmında Requiem For A Dream'e yer vermelidir" yazıp yazmadığını merak eder oldum...
Neyse. Sonuçlar burda. Şampiyon, başından beri beklendiği üzere Domnina/Shabalin ikilisi oldu. Ama geceye damgasını vuran, Orjinal Dans'ın 1.leri Faiella/Scali'ydi. Öyle ki Eurosport spikerleri İtalya'nın daha önce bir Olimpiyat altını olup olmadığını araştırdılar. Yokmuş, o halde şimdiki soru, "Bu ikili üç hafta sonra bir ilki başarabilir mi?" olmalı.

Lafı fazla uzatmadan, serbest programın ilk 3'ü.

3-Khokhlova/Novitzki:
Hatunun kostümü çok rahatsız ediyor. "Fire Bird" temasına çok uygun ama sanki biraz daha tüylü bir kuş olsa daha iyi olurdu.



2- Domnina/Shabalin:
Enteresan kostüm. Güzel kaldırışlar barındıran bir program. Ancak yukarıda bahsettiğim müzik sorununun kahramanlarından biri oldular ne yazık ki. Bu program, hatta aslında bu değil iki gün önceki muhteşem Tango'ları Tallinn'de yetti ama Vancouver'da yeter mi?



1-Faiella/Scali:
Onları izlemek bir zevk. Bu seride beraber başka bir ülkeye göç eden, vatan hasreti de çeken ancak birbirlerine sahip oldukları için mutlu olan göçmenler olarak görüyoruz onları. Gerçek hayatlarının bir yansımasıymış efendim bu ayrıca.

Hatunlar - Kısa Program

Ben özellikle Avrupalı bayan patencileri pek sevmiyorum. Çoğu teknik ya da artistik açıdan kaliteli, klişeleşmemiş bir şeyler sunmaktan uzaklar. Bunun için Olimpiyat Şampiyonu Uzak Doğu ya da Amerika'dan gelecektir geçen seferlerde olduğu gibi.

İki Türk kızımızın vardı bulunduğu bu programın sonuçlarını görmek için tıklayınız.

30- Birce Atabey:
Daha 16 yaşında ve tekniğini geliştirmek için zamanı var. Müzikle ilişkisi ve buz üstündeki duruşuyla umut verdi, 41 kişi arasından 30. bitirmesine aldırmadan çalışmasını umut ediyor, gelecek yıllar için başarı diliyoruz.



10- Tuğba Karademir:
Uzun süredir yarışmalarda yer alan Tuğba'nın yıldan yıla gelişimini hep beraber gözledik. Kanada'da çalışıyor ve Avrupa'nın saygı duyulan patencilerinden birisi olmayı başardı. 10.luktan yukarıya çıkmasa da o civarda tutunması büyük başarı, sayesinde Türkiye'de bu spora olan ilginin gelişeceğini umut ediyorum.



8- Sarah Meier (SUI):
En beğendiğim bayan patenci desem yalan olmaz. Bu nedenle yazımda ona da yer vermek istedim, 8. bitirmiş olsa da kısa programı. Çok kibar, çok güleryüzlü ve çok da iyi kayıyor. 2007 ve 2008'de Avrupa'da gümüş madalyaya ulaşmasını bildi. Ama işte, sakatlıklar... Neyse ki Vancouver'da onu görebileceğiz, eksikliği hisssedilirdi.



3-Laura Lepistö (FIN):
Kiira Korpi ve Susanna Pöykiö ile birlikte Finlandiya buz patenini Avrupa'da temsil eden Laura, ilk katıldığı Avr. Şampiyonası'nda bronzu, geçen sene de altını almayı başardı.



2-Kiira Korpi (FIN):
Güzelliğiyle büyüleyen 21 yaşındaki Finli, kısa programda yabana atılmaması gerektiğini gösterdi.



1- Carolina Kostner (ITA):
Eğer Olimpiyatlar'da bir Avrupalı bayan podyuma çıkabilecekse, o da Carolina'dır. Bu bu kadar basit. 1987 doğumlu ve 2003'ten beri üst düzeyde yarışıyor. 2006'da memleketindeki Olimpiyatlar'da ülkesinin bayrağını taşıyan o olmuştu. Bir önceki sene Dünya Şampiyonası'nda bronz madalya almış olması da ondan beklentileri yükseltmişti. Arada baskıyı kaldıramadığını gözlemlesek de bu 5. Avrupa madalyasını almasına engel olmayacak gibi.

22 Ocak 2010 Cuma

Basın Toplantısı - Erkekler



Şıklar ve Rüküşler - 21 Ocak 2010

Günün Şıkı:
Federico Faiella
O elbiseyi istiyorum! Ayrıca saçı ve makyajı da çok güzel olmuş. Federico abimiz de fena sayılmaz :D


















Günün Rüküşü:
Michal Brezina
American in Paris temalı bir seri için model fena değil ama renkler sadece çok korkunç.

Erkekler Serbest Program

O kadar heyecanlıydı ki, ancak kendimi toparlayabilip birşeyler karalayabiliyorum. Bu zevkli gece için tüm patencilere teşekkürler. Serbest program sonuçlarına buradan, genel sıralamaya şuradan bakabilirsiniz.

Javier Fernandez: (kısa 13, serbest 6, genel 8)
İlk heyecanlı ve çıtayı yükselten programı İspanyol Javier Fernandez'den geldi. Daha önce de geleceğinin parlak olduğunu belirttiğim patenci, Karayip Korsanları'yla oldukça iyi bir seri kotardı. İzlemekte fayda var:



Adrian Schultheiss (kıs. 12- ser. 13- gen. 12):
İsveçlinin kendine has estetiği çok hoşuma gidiyor. Müzik: Teardrop ve başka güzel bişi daha.



Alban Preaubert ve Yannick Ponsero da iyi işler çıkardılar, ama izninizle onları es geçip serbest programın ilk dördüne bakıyorum.

Samuel Contesti (kıs. 7- ser.4 - gen. 5):
And Dağları'ndan geldiği söylenen serisi beni Monkey Island'a götürüyor. Ve dün gece, tertemiz kaydı, güzeldi.



Brian Joubert (kıs. 2- ser. 3 - gen. 3):
Onu izlemedim. O çıktığında televizyonun sesini kıstım ve youtube'daki "an engineer's guide to cats" adlı videoyu tercih ettim. eğlenceliydi. Joubert değil kediler. Sesi açtığımda istediği gibi kayamamış olduğunu söylediler. Şöyle kaymış:



Stéphane Lambiel: (kıs. 5 - ser. 2- gen.2)
Onu anlatmaya kelimeler yetmez. Serisi çooook güzeldi. 5.likten 2.liğe 10 puanlık farkı kapatarak gelişi ayrı bir mutluluktu. Seyircinin desteğiyle, müzikle, buzla TV başındakileri bile birleştiren o şey ancak büyü olabilir sanırım. Ayak hareketlerinde düşmesine çok sinirlenmiş de olsam, Allah nazardan saklasın ve bu yarışmada kazandığı özgüvenle şu son üç haftada mutlu mesut çalışır ve inşallah temiz programlar sunmayı başarır Olimpiyatlar'da. Bunu hem kendisi, hem ben, hem de tüm patenseverler için yapması gerekiyor. Gerekiyor demeyeyim de, unutulur mu öyle bir şey diyeyim...



Evgeni Plushenko (kıs.1- ser.1- gen.1):
Adam atlıyor yahu.

Buz Dansı - Orijinal

Orijinal Dans'ta folklor ya da country dansı yapılmalıydı.
Dün gece genel sıralamada bazı değişiklikler oldu. Gecenin birincisi İtalyanlar iki Rus çiftin arasına 2. sıraya çıktılar. İngiliz dansçılar 4. sıradaki yerlerini Fransızlara kaptırıp 5. sıraya geriledi. Videoları sıralarken toplu sonuçları değil gecenin sonuçlarını baz aldım.

5. Sinead Kerr/ John Kerr (GBR)
Amerika'nın böğründen kopmuş bir programla ve kotlarıyla Kerr'ler twistteki senkronizasyon sorununun bedelini ödemişler anlaşılan puanlarda.



4. Nathalie Pechalat/Fabian Bourzat (FRA)
...Amerikanlar eskidi bunlar frankız kovboylar..



3.Jana Khokhlova/ Sergei Novitzki (RUS)
Daha iyi orjinal danslarını görmüştüm geçtiğimiz senelerde. Bu bana sıkıcı geldi biraz.



2. Oksana Domnina/ Maxim Shabalin (RUS)
Enteresan birşey denemişler, hiç de fena değil. Kostümler çok şeker.



1. Federica Faiella / Massimo Scali (ITA)
Bu programda çok iyiler ve çok şıklar. Müzik de çok güzel.

21 Ocak 2010 Perşembe

Bir Kaç Röpörtaj

Stephane Lambiel Kısa Programı sonrasında şöyle konuşmuş:




Estonyalı Adam: Stephane, kısa programını değerlendirir misin? (demeye çalışmış.)
SL: Şey, iyi bir performans değildi, çünkü 4-3 kombinasyonumda büyük bir hata yaptım. Ama belirtmeliyim, burada yarıştığım için çok mutluyum. Bu anı bekliyordum. Ve yapabileceğimi yaptım. Ne yazık ki beklediğim bu değildi ama gelecek sefere daha iyisini yapacağım.
Est: Atlayışlarında bazı sorunlar vardı. Niye?
SL: Atlayışlarımla ilgili sorunlarım yok. Yani, buraya geldiğimde muhteşem antrenmanlarım oldu. Ve dörtlüdeki o küçük hata... Yarışmada yapabileceğiniz bir hataydı, yarışmanın stresiyle. Ama bir problemim yok, endişelenmeyin.
Est: Tamam. Emekli oluyodun, ona nooldu? Geridönüşünün ardındaki motivasyon ne?
SL: Öncelikle bıraktığımda sakattım ve her gün (sürekli) kayamıyordum. Ve bu yarışmalarda kaymamama neden oldu. Bir yılın ardından vücudumun daha güçlü, sakatlığımın da kontrol altında olduğunu hissedebildim. Dolayısıyla geri dönüp Olimpiyatlar'a katılmak için savaşmaya karar verdim. Ve belki de bir madalya... Torino'da zaten gümüş almıştım. Kendime challenge'dım (çeviremedim naapiim) ve bir kez daha Olimpiyat Oyunları'nı yaşamak istedim.
Est: Madalya şansın var mı sence, şu an burda, Tallinn'de?
SL: Bence sporda ne olacağını hiçbir zaman bilemezsin. Ve ben savaşçıyım. Ben ileri gitmek isteyen biriyim. (And there's nothing in front of me that scares me.) Ve önümde beni korkutan hiçbir şey yok. Dolayısıyla elimden geldiğince savaşacağım.
Est: Teşekkürler, iyi şanslar.

Şıklar ve Rüküşler - 20 Ocak 2010

Günün rüküşü:
Ben sana şampiyon olamazsın demedim ama şık olamazsın derim Yuko... O kalp sadece çook kitch!

















Günün şıkı:
Ben sana şık olamazsın demedim, şampiyon olamazsın derdim de dilim varmıyor :D Detayları da görünce, gerçekten süpersin, serbest programda da eminim ağzımızı açık bırakacak bir kostümün olacaktır :)

Çiftler Serbest Program

Avrupa Şampiyonu değişti. Üç senedir rahat bir şekilde podyumun en üst basamağında kendine yer bulmayı başaran Almanlar, bir alt basamağa geçtiler.
Altını en az hata yapanın kazanacağı belliydi. Kusursuz kayan Rus çift, milli marşlarını söyletmeyi hak ettiler. Kostümleri çok kusurlu olsa da..
Fazla uzatmadan, seriler:
Bronz - Maria Mukhortova/Maxim Trankov

Gümüş- Aliona Savchenko/ Robin Szolkowy

Altın- Yuko Kavaguti/ Alexander Smirnov

19 Ocak 2010 Salı

Erkekler Kısa Program

Aahh ah dertliyim be blog.

Kesinlikle kaliteli sporcular var. Ama hani bir de Plushenko var. Joubert yok, ben o adamı Fenerbahçe kadar bile sevmediğimden -çok mu abarttım:S- yok sayıyorum.

Sonuçlar için tıklayınız.

Öncelikle temsilcimiz Kutay'la başlayalım. Şanssız bir seriydi. Atlayışları yeterince iyi değildi ama spine girerken düşmesi kötü oldu açıkçası. 31. sırada tamamladı yarışmayı. Onun için serbest program yok. Ama buza çok yakıştığını düşünüyorum, eğer çalışmaya devam ederse Tuğba Karademir gibi saygıdeğer bir patenci olabilir. Videosu youtube'a düşer düşmez ekleyeceğim.

Şunu belirtmeliyim ki benim için ilk 13'ün hepsi çok önemli sporcular. Hiçbirinin bugünkü serilerini tam anlamıyla izleyemedim. Yine de kısa kısa bahsedeceğim. Zaten isimlerini tıkladığınızda isu biyografilerine ulaşabilirsiniz.

65 puan civarı:

13. Javier Fernandez: (havyer fernandez) 1991 doğumlu. Bu Olimpiyatların ardından gelen yaprak dökümünden sonra kendine Avrupa'da iyi yerler edinebilir. Tabi çalışması lazım. Ama potansiyeli var.
12. Adrian Schultheiss: (adriyan şulthays) Bu abimizi de severim. Çok cool'dur. Yine, çalışırsa herşey olabilir.
11. Kevin Van Der Perren: (kevın fander peren) Halk arasında KVDP olarak bilinir. Bazen tam bir atlayış makinesi olarak görev yapar. Kendine has bir tarzı vardır. Yılların patencisi. 67.72 almış, hak etmiştir. Daha iyisini de yapabilir aslında. Bakalım yapabilecek mi Olimpiyatlar'da...

70 puan civarı:

10. Kristoffer Berntsson: (kıristofır berntson) Yarışmaların şebeğidir bu adam, valla, izler izler eğlenirsin. Keşke uzuun zamanlar aramızda olsa ama, yaş kemale erdi artık.
9. Stefan Lindemann: (şitefan lindeman) Nam-ı diğer 2. Sitefan.. O da 2006 Olimpiyatları'ndan sonra bırakmıştı. Ama öyle Plushenko gibi en tepede değil, gayet düşük bir dereceyle. Ama öyle kötü bir patenci olduğu anlaşılmasın. 2004'de benim Stéphane Dünya 4.sü olurken, 3. olan adam bu. Nitekim çalışmış, kendini toparlamış ve son bir kez Olimpiyatlara katılmak istemiş. Çok da iyi atlayışlar yaptı bugün maaşallah. Allah nazardan saklasın.
8. Tomas Verner: (tomaş verner) Çek sporcu son iki senede kendinden beklenmeyeni yaptı, ama birşeyler beklendiğinde bekleneni yapamama sorunu var. Aslında ne zaman ne yapabileceği belli olmayanlar grubundandır. Önünde uzun yıllar var kanımca, dert etmesin, Plushenko varken hiç yormasın kendini kazanmaya çalışmakla falan..

75 puan civarı:
7. Samuel Contesti: (samuyel kontesti) Gitti Stéphane Lambiel, geldi Samuel. Geçen sene kendisi için ahanda böyle düşünüyordum. Lambiel'in yerini tutabileceğinden değil ama Peter Grütter -her ikisinin de koçu- bu İtalyan asıllı Fransız'ın elinden tuttu, İtalya Federasyonu da benim için yürü ya Samuel dedi, ve Samuel geçen sene Avrupa 2.si, dünya 5.si oldu. Evet yanlış hatırlamıyorsunuz, Stéphane bıraktığı sene de aynen bu dereceleri yapmıştı. Vahşi Batı takıntılı görünen bu arkadaşın gayet iyi ve eğlenceli olduğunu belirtmekte fayda var. 75.90 hiç fena bir puan değil kısa için. Ne yazık ki gelecek değil geçmiş vaadediyor.

6. Alban Préaubert: (alban preober) Buzların Tim Burton'ı, eğlenceli kostümler ve temalar gösterme ihtimali olan çok şebelek bir patenci kendisi. Fransızların ilk 6'daki 3 sporcusundan biri. İyi çalışmışlar derslerine, afferim.

80 puan civarı:

5. Stéphane Lambiel: (sitefan lambiel) Onu kısaca tanıtmaya kalksam bile zaman yetmez, onun için sadece bugünkü performansını değerlendireceğim. Açıkçası biraz torpil yaptım 80 civarı gruba girmesi için :P Şimdi bu kafadan çatlak patencimizin kısa programları yapamama sorunu var. Dünya Şampiyonu olduğu yıllarda dahi kısa programının iyi olmadığını, daha doğrusu, altın rakiplerinin kısa programlarının onunkilerden iyi olageldiğini görüyoruz. Eskiden Dünya Şampiyonaları'nda toplam puana etkiyen eleme grupları olurdu, ordan kapatırdı açığı ama üç senedir yok. Üç senedir aldığı madalyaları da zaten serbest programda insanüstüleşip biraz da rakiplerinin kötü olması nedeniyle alıyor.
Peki niye? Bugün de bariz bir şekilde gördüğümüz iki sebep var sadece: 3lü axel yapamaması, 2lide kalması; 4-3 kombinasyonunun ilk parçasının ardından denge kaybederek ya 4-2 şeklinde tamamlaması, ya da bugün olduğu gibi ikinci parçayı yapmaması. (Bu sorunlar uzun programda da görülebiliyor, ancak buzun üstünde 4 dakika kalınca telafisi mümkün.) Onun dışındaki teknik elementler; spinler, ayak hareketleri, zaten mükemmel. Benim gözümde tüm kusurlarına rağmen en izlenesi patenci. Sadece benim gözümde de değil, insanlar onu görünce heyecanlanıyor, onun varlığı şampiyonalara çok şey katıyor ve kesinlikle Olimpiyatlara da katacak.
Bir de şunu eklemek istiyorum, daha iyisini yapabilir mi emin değilim. Ama kendini zorlamak istemediğini biliyorum. Olimpiyatlar onun için çok önemli ve sakatlıklarla boğuştuğu şu dönemde Avrupa Şampiyonası'nda madalya almak için vücudunu harap etmek çok mantıksız olurdu. Serbest programı daha iyi olacaktır, her zaman olduğu gibi. Kanımca kısayı 5. bitirmesine rağmen bronz madalya onun olur. Ama benim kafamı kurcalayan ve serbest program sırasında asıl görmeye çalışacağım Şubat'ta yani Kanada'da temiz iki seri sunabilme ihtimalinin ne kadar olduğu. Birşey fark eder mi? Bilmem. O ihtimal hiç olmasa da onu yarışmalarda görmek muhteşem birşey. İzleyin sadece:



Yine de gözleri dolu dolu oldu kıız, kıyamam ben ona. Burdan böyle ahkam kesiyorum, koskoca çifte Dünya Şampiyonu'ndan daha mı iyi bilcem naapçağını. Kuzum benim. :p


4. Michal Brezina: (ben de emin değilim nasıl okunduğundan, mikal mi mihal mıi acaba) Şaşırdım bu kadar iyi olmasına ama meğer Çek şampiyonu bu sene o olmuş. Yine de en iyi kısa programını 8 puan geliştirdiğini düşünürsek, o da en azından benim kadar şaşırmıştır. Neeeyy, 1990lıymış azizim, gelecek senelerde bol madalya alır o halde (zaten geçen sene Dünya Junior 2.si olmuş) , hadi hayırlısı. Ama lütfen bu sene serbest programda ayağı buza takılsın falan, geçmesin Stéphane'ı, yapmasın öyle ayıp. :P (Bir noktadan sonra çok mu taraflı oluyorum ne.)



3. Yannick Ponsero (yanik ponsero): Halk arasında Yanık olarak bilinir. İyidir iyi, tekniğiyle göz doldurur. İstikrarsızdır ama biraz. Kostümü de iyiydi göz ucuyla gördüğüm kadarıyla. En kısa zamanda izleyebilmeyi umut ediyorum ki tam yorum yapabileyim. Ama serbestte yine istikrarsızlık diliyorum Brezina'da da belirttiğim sebeplerle :P (Kanada'da buz pistine büyü yapan genç diye bir haber duyar mısınız bilmiyorum da, sanırım şüphelilerden biri olabilirim bu fanatik tavrım nedeniyle. kehkeh) Yanığa da başarılar diliyoruz ve bookmarklarımıza ekliyoruz.




90 puan civarı alanlar:
(Yuh bunlar, çüş bunlar. hadi Plushenko'yu anladım da sana nooluyor Joubert!)

2. Brian Joubert: (bırayn cuber) Evet artık itiraf edebilirim. Joubert'in teknik olarak müthiş bir potansiyeli var. Ama ona gıcık olmamın sebebi madalyalarının renkleri konusunda istikrarsız olmasına rağmen (gözüm doysun e mi, nerdeyse podyumdan inmemiş) aynı seriyi uzuuun bir süre yapmak konusundaki ısrarı. Plushenko'nun fi tarihindeki ezeli rakibi Alexei Yagudin'le beraber iki program hazırlamışlardı: Matrix ve James Bond. Bu adam da ne zaman başı sıkışsa bu programlara sığındı. Ama o da haklı, bu iki serinin kostümleri de çok güzeldi. Ne zaman farklı bir kostüm denese çok gay ya da çok banal olmaktan kurtulamadı. Ama bininci defa bu serileri gördüğümde gına geldi ve hayatımdan tamamen sildim bu abiyi.
Şimdi farklı seri yapıyomuş. ISU biyografisinde okudum ve açıkçası çok şaşırdım. Tabi sadece bu yüzden gıcık oluyor olamam. Buz üstündeki duruşunu sevmiyorum. Kariyerinin çoğunda aynı seriyi yapmış olmasına rağmen kanımca bir stili ve özgün bir kendini ifade edişi yok. Hani biri onu taklit edemez! Nesini nasıl etsinler? Artistik açıdan kazma, çok iyi bir sporcu benim için, hayranlarını gücendirmekten çekinsem de öyle. Açıkçası bu Olimpiyatlardan sonra güle güle dersek kendisine çok mutlu olacağım.
(Not: bu noktada yukarda bahsettiğim gibi bir Stéphane fanatikliği nedeniyle en ezeli rakibinden nefret etme durumu yok, en azından o kadar baskın değil. Nereden mi biliyorum? Lambiel'in yokluğunda, her zaman Avrupalıları desteklediğim Dünya Şampiyonası'nda bile altını almasını isteyemedim. Üzgünüm.) Bu da serisi:



1. Evgeni Plushenko: (evgeni pluşenko) Buz pistlerinin Barcelona'sı efendim bu adam. Kaç sene önce yarışmalara başladı bilmiyorum. Ama 15 yaşında olması muhtemel. Şimdi 27 yaşında.. görün işte, 12 yıl. 98 Nagano'ya katılmadı sanırım, ama ondan sonraki tüm Olimpiyatlar'da ordaydı, bir gümüş ve bir altını var ve bir altın daha katar gibi bu seriye. Açıkçası pek sevmiyorum stilini ama o atlayışlar... şapka çıkartılası. Ha bir de onu 2008'de Eurovision sahnesinde gördük Edvin Marton ve Dima Bilan'la birlikte. Çok saçmaydı orda olması ama çaktırmayın.


Bir de serbest program için müneccimlik yapayım. Gruplara ayırdım görüldüğü üzere. Kanımca 90 puan civarı alanlar altın ve gümüş için, 80 civarı bronz için, 75 puan civarı bir umut ilk 5'e girmek için çalışır. Diğerleri de kendi aralarında değişir. Ama tabi ki sürprizlere açık bir spor buz pateni.



Şıklar ve Rüküşler - 19 Ocak 2010

Buz pateninde kostümler önemli bir yer tutar. Çok iyi bir kostüm ilginizi sporcu üzerine yoğunlaştıracak hatta hareketlere kendinden bir şey, bir efekt katabilecekken; kötü bir kostüm sadece "bitse de artık görmesem" duygusu uyandırır.

Onun için pek çok "eh işte, kötü, berbat, iyiii" dediğim kostümler olsa da, her gün birini en iyi, birini en kötü seçmek istiyorum.

Günün rüküşü:
Ukraynalı çift Tatiana Volosozhar/Stanislav Morozov:
Belli ki burda fütüristik bir hava yakalamaya çalışmışlar ama oldukça ucuz gözüken ve darlığı izleyiciye bile fenalık geçirtebilecek korkunç bir kostüm elde etmişler... yazık...


Günün Şıkı:
Oksana Domnina
Aslında elbisenin en güzel yanlarından biri sırt dekoltesi ama fotoğrafta gördüğümüz kadarı da tango kıyafetine farklı bir anlayış getirerek de o ruhun yansıtabileceğini gösteriyor.

Çiftler Kısa Program

İşte kışın geldiğini bu program sırasında anladım. Pencereden kar, TV'de buz seyrederken.. Sonuçları buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz.

Avrupa'nın geçen Olimpiyatlar'dan bugüne en başarılı çifti Alman Aliona Savchenko / Robin Szolkowy olageldi. Dünya genelinde Çinliler nedeniyle bu kadar rahat olamasalar da Avrupa altını onlar için garanti gözüküyordu. 3 önemli, hatta mükemmel çifti geçen Olimpiyatlar'da emekliye ayrılan Rusya'nın onların yerini dolduramaması bunun en büyük nedeniydi. Ancak geçen seneden bu yana Ruslar derslerine oldukça iyi çalışmışlar. İlk 5'teki üç Rus çift, bunu kanıtlıyor. Kısa programı 5. bitiren genç Bazarova/Larionov ikilisinin bugününden çok geleceği heyecan uyandırıyor. 4. sıradaki Ukraynalı Volosozhar/Morozov, ne yapar ne eder bilmiyorum ama, modacılarını değiştirmeliler.
Ve muhteşem ilk 3:

3. çift: MUKHURTOVA/TRANKOV : Maxim Trankov'un saçlarını uzatması onu ilk görüşte tanımama engel olmuşsa da, aslında son iki sezonda da Avrupa'da podyumda yerini almış bir çift bu Ruslar. Son grupta, gecenin en iyi performansı zaten sergilenmişken çıktılar ve açıkçası beklenilenden çok daha iyi bir program sergilediler. Aşağıda izleyebilirsiniz:



2. çift: KAVAGUTI/SMIRNOV : Aslen Japon hatunla Rus adamın oluşturduğu bu enteresan ikili, ilk iki senelerinde aklımda uyumsuzluklarıyla yer edinmişlerdi. (Bu artistik uyumsuzluğa rağmen iyi teknikleriyle Avrupa'da iki senede bir bronz bir gümüş almayı kotardılardı). Bunun nedeni "ayrı renkten çalan" kostümleri de olabilir. Emin değilim. Ama bir futbol tabiriyle: uyum sorununu aşmış görünüyorlar. Çoğu buz patencisi gibi çok şık sayılmazlardı ama serilerini izlemek, onlar hakkındaki önyargılarıma rağmen, gerçekten büyük bir zevkti.



1.çift: SAVCHENKO/SZOLKOWY: Aliona gelmeden önce önemli bir grip geçirmiş. Buna rağmen performans düşüklüğü yoktu. Hatta ben onları hiç bu kadar iyi bulmamıştım. İşin artistik yanına daha fazla önem vermelerinin de etkisi var tabi ki.



Uzun lafın kısası, Olimpiyat senesi diye boşuna demiyorum, tüm patenciler en iyilerini ortaya koymaya çalışıyorlar. Ve böylece "rekabet" oluşuyor ki bu seyirci için en iyisi. 1 ve 3. sıradakiler arasındaki puan farkının 0.58 olduğunu, bu puanın serbest program için herhangi bir şey ifade bile etmediğini de belirterek, bu rekabetin şiddetini de vurgulayalım ve bu güzel seriler için teşekkür edelim....

Zorunlu Dans

Şampiyonanın gidişatında pek etkili değildir zorunlu dans ama bu güzel bir kaç seri izlememize engel olmuyor. Sonuçlar şurda detaylı olarak incelenebilir. Ben hem bunda hem de diğer programlarda göze çarpan noktaları inceleyeceğim sadece, hem benim hem de varsa değerli okuyucularım için sıkıcı olmasını istemiyorum blogun. :)

İlk 5teki isimler değişmez. Yarışmadan önce de beklentiler bu yöndeydi, bu etaptan sonra da bu isimlerin ne kadar formda oldukları görüldü.

Zorunlu dansın bu seneki teması Tango Romantika imiş efenim. Bu tema her sene ISU tarfından belirleniyor. Tango'da beklenilen temel şey: hareketlerde bir keskinlik.

5. çift: PECHALAT / BOURZAT, Delobel/Schoenfelder'in yokluğunda Fransa'nın bu daldaki primer temsilcileri. Anissina/Peizerat efsanevi çiftinin vatandaşları kendilerini geliştirdiler ancak madalya için yeterince iyi olduklarından emin değilim. Bekleyip göreceğiz.

4. çift: KERR'ler, İskoçya'nın bağrından kopma iki kardeşler. Bu İskoçluklarını geçtiğimiz senelerde John Kerr'in kostümüne tayt yerine kilt koyarak da kanıtladılar. Beğendiğim ve ilgiyle takip ettiğim bir çift, Ama o saç rengi yakışmamış be Sinead. Ne gerek var şimdi çakma sarışın olmaya...

3. çift: FAIELLA/SCALI. İtalyanlar uzun yıllardır takip ettiğim, çok iyi seriler çıkarabilen, kanımca başarılı bir çift. Erkeğin hatundan daha narin bir vücuda sahip olması baya bir dikkat çekicidir. Hatta genelde adamın kalas gibi olduğu pek çok diğer çiftin aksine, Massimo seriye çok şey katar. Aralarındaki bu dengeyi çok seviyorum. Ve bu sabah yaptıkları dans da çok güzeldi.

2. çift: KHOKHLOVA/ NOVITSKI: Danstan çok akrobasi yapmaları gerekçesiyle TRT spikerimiz tarafından oldukça eleştirilen bu çift, çok oynak ve neşeli seriler sunabilmekte. Bazen çok rüküştürler. Bugünse o kadar iyi olduklarını düşünmedim, hani Tango onlara yakışmamış gibiydi. Ama Orjinal Dans ve Serbest'te çok iyi işler çıkaracaklarını düşünüyorum.

1. çift: DOMNINA/SHABALIN: Diğerleri ne kadar iyi olursa olsun, Dünya'nın en iyisi bu Rus çift. Çok tatlı bir hatun olan Oksana Abla ile uzaktan ve kısık gözle bakılınca Colin Firth'ü andıran ,25 Ocak doğumlu olduğundan benim için çok da bi özel Maxim Abi'nin sadece 2006 Olimpiyat Şampiyonu dansçılardan daha iyi ve çok daha sempatik olduğunu düşünüyorum. Ve Anissina/Peizerat ile maksimuma ulaşmış, aktif buz dansçıları arasında İtalyanlarda en barizini görebileceğimiz "dansın cinsiyetler arası dağılımındaki denge"yi (çok bilimsel konuştum) bu çiftte de gözlemleyebiliyorum ve çok hoşuma gidiyor.

Böylelikle ilk 5'i biraz yakından tanıtmış oldum.
Ve bu sabahın en şekerlerininin videoları:






18 Ocak 2010 Pazartesi

Ve Hasret Bitiyor: Avrupa Şampiyonası

Patenseverlere işkencedir yaz.
Havalar soğumaya başladıkça, şanslılarımız bir kaç kar tanesi de gördüğünde, işkencenin bittiğini anlarız. Bizi kimse anlamaz o ayrı mesele.
Yeni bir Burton-Depp işbirliğini, Supernatural'ı, LOST'u, en sevdiğin her ne ve her kim varsa, onu beklemek gibidir kışı beklemek.
Aslında buz pateni sezonları sonbahardaki ufak tefek şampiyonalarla başlar. Grand-Prix vardır bir de. Ama asıl şampiyonalar Avrupa ve Dünya'dır. Ve tabi ki 4 senede bir ikisinin arasına Kış Olimpiyatları sıkışır. İşte patencinin asıl asıl hedefi buradan madalyayla dönmektir, ya da -daha alt kalibredekiler için- en azından buraya gidebilmek.
İşte bu sene yine rekabetin ve efsanelerin doruklarına ulaştığı olimpiyat yıllarından birindeyiz.
Avrupalılar hasretlerini bu hafta giderecekler. Özellikle Buz Dansı'nda ve biraz da Erkekler'de Avrupa ilk 3'ü Olimpiyatlar için de belirleyici nitelik taşıyabilir. Onun için bu şampiyonanın önemi büyük.